EVRİMCİLERİN BİR SAHTEKARLIĞI DAHA ORTAYA ÇIKTI
Evrimci National Geographic dergisinin bilim dünyasının gündemine soktuğu "dino-kuş" fosilinin, iki ayrı canlının kemiklerinin birleştirilmesiyle üretilmiş bir sahte fosil olduğu anlaşıldı.

29 Mart 2001 tarihli bazı günlük gazetelerde evrim teorisi adına önemli bir itiraf yer alıyordu. "Kuşlar dinozorlardan evrimleşti" masalına delil gibi gösterilen "dino-kuş fosili"nin gerçekte bir sahtekarlık olduğu, bir sürüngen omurgasına kuş iskeleti parçalarının yapıştırılmasıyla üretildiği ortaya çıkmıştı. Örneğin Hürriyet gazetesinin "DİNO-KUŞ PALAVRA ÇIKTI" başlıklı haberinde şöyle yazıyordu:

"National Geographic Dergisi'nin Kasım 1999'da kuş ile dinozor arasındaki eksik halka olduğunu duyurduğu, hakkında bilimsel makaleler yazılan hayvanın sahte olduğu anlaşıldı. 'Archoeoraptor liaoningensis' adı verilen hindi büyüklüğündeki dino-kuşun iskeletinin başka hayvanlara ait kemiklerden bir araya getirildiği ortaya çıktı.
Evrim teorisinde önemli bir eksikliği aydınlattığı varsayılan dino-kuşun 125 milyon yıl öncesine ait olduğu, Çin'in Liaoning eyaletinde bulunduğu öne sürülüyordu. Tüylü vücudu bir kuşa benziyor, ancak uzun, kemikli kuyruğu et tüketen dinozorları çağrıştırıyordu. İngiliz haftalık bilim dergisi Nature'un bugünkü sayısında yayınlanan bir inceleme dino-kuşun palavra olduğunu gözler önüne serdi. Aralarında üç paleontoloğun da bulunduğu bir grup araştırmacı bilgisayar tomografisinin yardımıyla sahtekarlığı kanıtladılar. Dino-kuş aslında Çinli kaçakçıların eseriydi... Kaçakçılar yapışkan ve harçlar kullanarak 88 kemik ve taştan dino-kuş yaratmıştı. Archaeraptor'un ön kısmı tek bir kuşa ait fosildi, ancak dinozorun kuyruğuyla birlikte beden kısmında dört ayrı türden kemikler vardı. Dino-kuşun bilgisayarda taranması kuş iskeletinin daha önce bilinmeyen türlere ait olduğuna, dino kısmının ise küçük dinozorların yeni türüne işaret etti." (Cümle düşüklüğü, Hürriyet'e aittir)

Oysa ki "Archoeoraptor" adlı bu sahte fosil, bundan 2 yıl önce başta Hürriyet ve Sabah olmak üzere Darwinist medya kuruluşları tarafından "evrim teorisini kanıtlayan delil bulundu" diye tanıtılmıştı. Örneğin 16 Ekim 1999 tarihli "Uçan Dinozor Bulundu" başlıklı haber, bunun bir örneğiydi.

Daha Önceki "Dino-Kuş" İddiaları da Boş Çıkmıştı


Aslında bu olay, evrimcilerin ilk "dino-kuş" sahtekarlığı değildi. 1996 yılında yine Çin'de bulunan ve Sinosauropteryx adı verilen bir dinozor, tüm dünyaya "tüylü dinozor" olarak tanıtılmış ve Sabah ve Hürriyet gibi pek çok gazetede "evrimin büyük delili" gibi gösterilmişti.Ancak ilerleyen aylarda Sinosauropteryx üzerinde yapılan detaylı analizler, evrimci araştırmacıların heyecanla "kuş tüyü" olarak tanıttıkları yapıların tüylerle ilgisi bulunmadığını göstermişti. Science dergisinde yayınlanan "Plucking the Feathered Dinosaur" (Tüylü Dinozorun Tüylerini Yolmak) başlıklı bir makalede, evrimci paleontologlar tarafından "tüy" olarak algılanan yapıların gerçekte tüylerle ilgisiz olduğu belirtiliyordu:

"Bir yıl kadar önce, paleontologlar "tüylü dizonor"a ait fotoğrafların ortaya çıkmasıyla heyecan yaşamışlardı. Çin'in Yixian bölgesinde bulunan Sinosauropteryx adlı fosil, New York Times'ın ön sayfasında yayınlanmış ve kuşların kökeninin dinozorlar olduğuna dair etkili bir delil olarak sunulmuştu. Ama geçtiğimiz ay Chicago'daki omurgalılar paleontolojisi toplantısında verilen hüküm daha farklı oldu: Fosil örneklerini inceleyen yarım düzine Batılı paleontolog, bu yapıların modern tüyler olmadığını söylediler... Kansas Üniversitesi paleontoloğu Larry Martin, bu yapıların yıpranmış kollagan fiberleri olduğunu ve kuşlarla hiç bir ilişkisi olmadığını belirtti." (Ann Gibbons, "Plucking the Feathered Dinosaur", Science, volume 278, Number 5341 Issue of 14 Nov 1997, pp. 1229 - 1230 )

 

Evrimcilerin Değişmeyen Yöntemi: Sahtekarlık


Bu gelişmelerden anlaşılmaktadır ki, 1996 yılında Çin'de buldukları Sinosauropteryx fosilini "dino-kuş" gibi göstermeye çalışan evrimciler, bu iddia boş çıkınca bu kez kolları sıvamışlar ve 1999 yılında kendileri " Archoeoraptor" adlı bir "dino-kuş" üretmişlerdir.
Bu örnek, evrimcilerin klasik bir yönteminin devamıdır: Sahtekarlık. Evrim teorisinin ortaya atılmasından bu yana, teoriyi desteklemek için pek çok sahtekarlık yapılmıştır. Alman biyolog Ernst Haeckel, Darwin'i destelemek için sahte embriyo çizimleri yapmıştır. İngiliz evrimciler, insan kafatasına organgutan çenesi monte edip, bunu British Museum'da 40 yılı aşkın bir süre "Piltdown Adamı-Evrimin En Büyük Kanıtı" diye sergilemişlerdir. Amerikalı evrimciler, tek bir domuz dişini "Nebraska Adamı" diye lanse etmişlerdir. Amerikalı kimyacı Stanley Miller, sahte bir "ilkel atmosfer modeli" oluşturup aminoasit deneyi yapmıştır. Dünyanın dört bir yanında, "rekonstrüksiyon" adı verilen sahte çizimlerle, gerçekte hiçbir zaman yaşamamış olan "ilkel yaratıklar" veya "maymun adam"lar tasvir edilmiştir.
Çin'de "bulunduğu" iddia edilen ve 2 yıldır "kuşların evrimine büyük delil" gibi gösterilen "Archoeoraptor" fosili sahtekarlığı ise, evrimci sahtekarlıklar zincirinin son örneğidir. Görülen odur ki, evrimciler yalan söylemekten, bilimi ideolojileri uğruna çarpıtmaktan, şarlatanlık yapmaktan vazgeçmemektedirler.
Sabah, Hürriyet gibi Darwinist medya kuruluşları, artık bu gerçeği görmeli ve evrim teorisini körü körüne savunmaya bir son vermelidirler. Aksi takdirde, "evrime büyük delil" diye lanse ettikleri sahtekarlıkları bir süre sonra "evet, sahtekarlıkmış" diye itiraf etmeye ve bu yolla kendi kendilerini çürütmeye devam edeceklerdir.